Namazlardan Sonra Şehidallahu, Kulillahumme, Tulicu’l leyle Ayet-i Kerimeleri’nin Okunması Bid’at Midir?

Bismihi Hak Subuhanehu Tebareke Ve Teala…

Bu Çalışmayı Neden Yapmışız?

Bilindiği üzere Saadat-ı Kiram Efendilerimiz (Kaddesallahu Esararuhu Aleyhim) namazlardan sonra yapmış oldukları tesbihatın rukye bölümünde ‘’Şehidallahu Ennehu’’, ‘’Kulillahumme’’, ‘’Tulicul Leyle’’ (1) şeklinde başlayan ayet-i kerimeleri de okumaktadırlar. Saadat-ı Kiram Hazeratının (Kaddesallahu Esraruhu Aleyhim) yapmakta olduğu tesbihatın delillerinin Kütüb-i Sitte bünyesindeki hadis kitaplarında yer almasının (2) yanı sıra mezkûr ayet-i kerimeleri namazdan sonra okumanin faziletine dair rivayetlerin bahsi gecen hadis kitaplarında bulunmamasının bazı kesimlerde süphelere yol açmış olduğu, farklı zeminlerde, oturumlarda kendilerinden istifade ettiğimiz dostlarımız tarafından bize iletilmiştir. Biz de bir art niyet aramadan samimiyetimizle onlara bu konuda yardımcı olmak istemişizdir.

Biz yıllardır Saadat-ı Kiram’ın (Kaddesallahu Esararuhu Aleyhim) merak edip araştırmış olduğumuz uygulamalarının tümünün delillerini Hazreti Peygamber Aleyhisselatu Ve’s Selam’ın yaşantısında yahut da Sahabe-i Kiram’ın (Rıdvanallahu Teala Aleyhim Ecmaîn) yaşantısında bulmuşuzdur. Hatta biz, bunun bir adim ötesinde tasavvuf karşıtlığı noktasında referans kabul edilen eserlerin tetkik ve tahkiki sonucundaki bulgularımızda, değerlendirmelerimizde bilahare tasavvuf üzere yapmış olduğumuz araştırma ve çalışmalarımızda aslında ehl-i tasavvuf’un istisnasız her meselede muhakkak bir isnad noktasının bulunduğunu görmüşüzdür. Bu bağlamda bize iletilen tenkit ve sorular doğrultusunda bu konu ile ilgili de  “muhakkak bir isnad mevzu bahistir”  anlayışı zemininde, Saadat-ı Kiram’ın (Kaddesallahu Esararuhu Aleyhim) Rasule (Sallallahu Teala Aleyhi Ve Sellem) Ve Ashabına (Rıdvanallahu Teala Aleyhim Ecmaîn) ittiba hususundaki titizliğinden emin bir şekilde araştırma ve tahkikimizi yapmış, bu meseleyle ilgili isnad noktalarını da bulmuşuzdur. Şimdi meseleyi izaha geçelim.

Saadat-ı Kiram Hazeratı’nın (Kaddesallahu Esraruhu Aleyhim) namazdan sonra okudukları bahse konu olan bu ayet-i kerimeleri, namazdan sonra okunmasının faziletline dair Hadis-i Şeriflerin / Rivayetlerin kaynağı ve sıhhat dereceleri hakkında neler söylenebilir

Izaha uğraştığımız konuya iki şekilde açıklık getirebilmek mümkündür.

1)Namazlardan sonra bu sure ve ayet-i kerimelerin okunduğu bölüm bir nevi rûkye bölümüdür. Temel kaynak niteliğindeki eserlerde açık ve nettir ki ayet-i kerime okunarak yapılan rûkye (şifa ve tesir niyetiyle üfleme) uygulaması Ehl-i Sünnet itikadına göre caiz olmakla birlikte (3) ve dahi birçok sapkın itikadi fikriyata göre de caizdir. Kısacası bu bölümde kişi Ayet el-Kürsi ile birlikte başka ayetleri de okuyarak rukye uygulamasında bulunabilir dolayısıyla bu duruma karşı durma biçimindeki tutum ve davranışlar abesle iştigal olarak değerlendirilebilir. 

2)Bahse konu olan ayet-i kerimelerin namazlardan sonra okunması konusunda meşhur olmasa da bazı rivayetler vardır. Konuyla ilgili olan bu rivayetleri bir şey katmaksızın direkt olarak tefsirlerden nakletmenin daha doğru olacağı kanaatini taşımaktayız…

Allah’ın Resulü, Fatiha Sûresi, Ayet el-Kürsi ve Al-i İmran’dan, birisi bu, ikincisi de «Ey Habibim! De ki, ey mülkün sahibi Allah’ım! Sen dilediğine mülkü verirsin, dilediğinden de mülkü çeker alırsın. Dilediğini aziz edersin, dilediğini de zelil edersin. Hayr yalnız senin elindedir. Muhakkak ki sen her şeye kadirsin. Geceyi gündüze sokarsın. Ve gündüzü geceye sokarsın. Ölüden diriyi, diriden ölüyü çıkarırsın. Dilediğine de sayısız rızık verirsin» âyeti olmak üzere iki âyet, Allah’ın arşına asılıdırlar. Bunlarla Allah arasında perde yok. Bunlar, «Ey Rabbîmiz! Bizi yerine indirip Sana isyan edecek kullarına gönderiyorsun». Cenab-ı Hak «Ben yemin etmişim, kim ki sizi namazdan, yani farz namazdan sonra okursa, ona cenneti mekân edeceğim. Küfür müstesna, ameli ne olursa olsun. Onu Firdevsin ta ortasında yerleştireceğim. Her-gün ona yetmiş defa bakacağım, en azı affetmek olmak şartiyle her gün onun yetmiş ihtiyacını yerine getireceğim. Onu düşmanından korur ve ona düşmanına karşı yardım edeceğim.» Deylemi «Müsned ul Firdevs»te Ebu Eyyub El Ensari’den (merfu olarak) rivayet etmiştir;
İktibas: Büyük Kur’an Tefsiri

Bize Ebu’l-Kasım Abdullah bin Muhammed el-Hanefi, O’na Ebu Bekr Ahmed bin el-Hasen el-Hayri, O’na Ebu Cafer Abdullah bin İsmail bin İbrahim el-Haşimi, O’na Muhammed bin Ali bin Zeyd es-Saiğ, O’na Muhammed bin Ebi’l-Ezher, O’na el-Harun, O da Ali bin Ebi Talib’ten (r.a.) yaptığı rivayete göre O şöyle demiştir: “İmran’daki iki ayet; (18 ile 26 ve 27 ayetler) birer imran afiş ve levhalardır. Bunlarla Allah (c.c.) arasında perde vardır. Perdeler derler ki: Bizi yeryüzüne ve sana karşı günah işleyene indirir misin? Allah (c.c.): Kendim için yemin ettim ki, her namaz sonunda bunları her okuyan kuluma Cennet’i onların işlemiş oldukları günahlara rağmen- onlar için yurt kılacağım, Andolsun ki; mukaddeslik kafesine yerleştireceğim, O’na her gün yetmiş defa gizli bakışlarla nazar edeceğim, O’nun hergün en basiti mağrifet olan yetmiş ihtiyacını gideceğim ve O’nu her türlü düşman ve hasetçiden koruyup, onlara karşı onu galip kılacağım.” Bu Hadis, el-Haris Amr’dan rivayet etmiştir. Haris ise zayıftır. Dolayısıyla bu hadis zayıftır.

Bunu elimizde bulunan hadis kitaplarında bulamadık. Müellif İmam el-Beğavi Haris’in müsnedi kitabında bunu ona nisbet etmiş ve zayıf olduğunu belirtmiştir. Beğavi ((Mealimu’t-Tenzil)) Tefsiri – Muhammed el-Huseyn ibn Mes’ud el-Ferra, el-Beğavi, eş-Şafi

Sonuç olarak, mezkûr rivayetler zayıf olsa dahi fezail babında değil zayıf rivayetler, ehl-i tasavvufun eserlerinde geçen ve muhaddisler tarafından mevdu olarak nitelendirilmiş olan rivayetlerle dahi amel edilebileceğine göre Saadat-ı Kiram Efendilerimiz’in (Kaddesallahu Esararuhu Aleyhim) konuya zemin olan bu uygulamasının bir vesikaya dayandığı açıktır. Bu itibarla insaf sahibi ve akli hareket eden kimselerin bu uygulamaya karşı çıkmaları beklenemez. Bu izaha rağmen hala bu konuya eğri bakan kimselerin yaklaşımları şüphesiz yersiz ve bir o kadar da maksatlı olarak değerlendirilir.

Gayret bizden başarı muhakkak Mevlâ Subuhanehu Tebareke Ve Teala Hazretleri’ndendir.

Dipnotlar:
(1)Âli İmran Sûresi 18., 26. ve 27. ayet-i kerimeler.
(2)Müslim, Mesâcid 144, (596); Tirmizi Daavât 25, (3409); Nesâi, 91, (3, 75). [Ebû Dâvud, Salât 361, (1523); Nesâî, Sehv (79, (3, 68).] Nesei(100) Tebarani Kebir’de(3/134) ve Kitabu’d-Duada(675)Amelil Yevme vel leyl’de ve îbnu Sünni(122) ve îbnu Hibban sahih bir senedle rivayet etmişlerdir.
(3)(Fethul-Barî, X, 206). İbn-i Hâcer Askalani

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s