Kur’an’a Arzcıların Sevimli Afacanı Caner Taslaman’ın Hac Menasikine Müteallik Bazı İddiaları Hakkında

taslaman

Bu iddialar da elbette yeni değil… Yaşar Nuri Öztürk bir ara bunları epey söylüyordu, hocası Hüseyin Atay da… Onlar çaptan düşünce, onların bir dönem yaptıklarını haliyle birden çok kişi yapmaya çalışıyor. Ebubekir Sifil Hoca Efendi de zamanında şöyle bir temas etmişti:
https://ebubekirsifil.com/gazete-yazilari/kuranda-ittifak-etmek/

‘Şeytan Taşlama’nın olup olmadığı ve hac menâsikinin belirlenmiş zamanlarda gerçekleştirilmesi gerektiğine dair aha buyurun size bir diğer Kur’ân’a Arz’cı: Bayındır’dan cevap…

Kur’ân merkezli düşünecek ve bütüncül bakacağız, ayetler de birbirini tefsir ediyor diyecek dolayısıyla ona göre hareket edeceğiz öyle değil mi?

Peki… Buyurun öyle yapalım…
”Hac, bilinen aylardadır. Kim o aylarda (ihrâma girerek) haccı (kendisine) gerekli kılarsa bilsin ki, hacda kadına yaklaşmak, günâha sapmak, kavga etmek yoktur. Allah, yaptığınız her iyiliği bilir. Yanınıza azık alın (da açlıktan korunun), azığın en iyisi korunmadır. Ey akıl sâhipleri benden korunun!” (2/el-Bakara-197)

Bu ayet, Hac’cın bilinen aylarda olduğunu ifade ediyor ve burada ihrama giriş-çıkış artık kişiye haccın ne zaman farz olacağı vs… bunlar beyan ediliyor.

Sonra bu bilinen aylar içerisinde, sabit zamana bağlanmış olan ibadetleri arıyoruz…

”Ki kendileri için birtakım faydalara tanık olsunlar ve (Allâh’ın) kendilerine rızık olarak verdiği hayvanlar üzerine belli günlerde (onları kurban ederken) Allâh’ın adını ansınlar. Onlardan yeyin, sıkıntı içinde bulunan fakire de yedirin.” (22/Hac-28)

Burada ”belli günler”den bahsediliyor. Bu belli günü, sayılı günler olarak ifade eden ve ”iki gün içinde” vurgusunu yapan da bir başka ayet…

”Sayılı günlerde Allâh’ı anın (tekbir alın). Kim hemen iki gün içinde (Mina’dan Mekke’ye) dönerse ona günâh yoktur. Kim geri kalırsa korunduğu takdirde ona da günâh yoktur. Allah’tan korkun ve O’nun huzûruna toplanacağınızı bilin.” (2/Bakara-203)

Burada ”belirli iki gün”den bahsediliyor.

Not. Mealler Süleyman Ateş’ten..

Bu da; ‘uydurulmuş din’e birlikte saydırdıkları İslâmoğlu’nun: ”Hac menasikinin günleri bellidir, bunların farklı günlerde yapılabileceğini söylemek Kur’ân’a aykırıdır” sözlerini ihtiva eden ilgili yazısı. Bkz. http://www.mustafaislamoglu.com/yazar_940_33_hacca-dair-sorular.html

Söz konusu pasaj aynen şöyle:
‘’ “Bilinen aylar”ı, “haccı bu aylar içinde canının çektiği zaman yap” şeklinde anlamak Kur’an’a aykırıdır. A) 2:199’daki “insanların çağlayıp geldiği yerden” ibaresi ve Hz. Peygamberin fiili sünneti haccın topluca yapılacağını amirdir. B) 2.203. ayette “sayılı günler” ibaresi açıktır. Bu, hac menasikinin zamanını ifade eder. C) Hac suresinin 28. ayeti de “bilinen günler”e işaret eder. Bunlar, menasikin ifa edildiği Zilhicce’nin 8-12. günleridir. Bilinen aylar, bilinen günleri içeren hac aylarıdır.

Mekke’de kalma müddetinin esnekliği hakkındaki bir hadise dayanarak diyebiliriz ki, bu ayet, “ihramlı kalmanın sınırını” ifade eder. Bundan çıkan sonuç, gidiş ve dönüşüyle birlikte tüm yol sürecinin haccın bir parçası olduğu gerçeğidir.’’

Bundan sonra… Taslaman’ın takipçileri boyunlarındaki Caner Tasmasını çıkarsınlar da, hakikatin ardına düşsünler.

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s