Secdeden Miraca Pertevniyal Valide Sultan Camii

valide camii

Rivayet odur ki: Müezzinin her farzın kâmetinden evvel çektiği gülbankta ruhuna fâtihâ-i şerîfeler okunan Pertevniyal Valide Sultan, adına yaptırdığı caminin temel atma törenini uzaklardan bir pencereden seyreylemiştir. Nüfuzu vesilesiyle Ümmü’l-Cihân olarak anılmış, Kudretli bir sultan olan oğlunun, kadere muhalif düşmek sebebiyle tahttan indirilişine şahit olmuş, Sultan II. Abdulhamid Hân’ın, itibarını iadesine dek, yalınayak ve dahi feracesiz dolaştırılmak, tutulup çekilerek darp edilmek ve zorunlu ikametten mahpusluğa varana kadar türlü türlü saygısızlıklara maruz kalmıştır. Oğluna ihanet edenlerin cezaya çarptırılmasıyla ciğerine su serpilmişse de, genel ifadeyle ömrünün sonuna dek ıstırap içerisinde bir hayat sürmüştür.

Adına yaptırdığı; defninin de gerçekleştiği türbeyi, muvakkithaneyi, müezzin odalarını, mektep ve kütüphaneyi kapsayan koca külliye, merkezindeki camiyle de beraber yapayalnız kalmış gibidir; her nereden bakılırsa bakılsın. Ziyaretçileri karşılamak için özenle yapılmış o eşsiz çeşme, çatlamış topraklardan farksız gibidir şimdilerde. Önüne yapılmış köprülü kavşakla kapanıp pusacağı yerde, sanki ondan daha sonra yapılmışçasına ve onu yararcasına dimdik bir duruş sergilemektedir; farkını fark etmiş olanlara, bir yandan Aksaray, bir yandan Laleli, bir yandan da Fatih cihetinden, alakadar muhataplarına salınarak…

Sanattan, estetikten ve mimariden anlayanlar için eşsiz bir şaheserken, Osmanlıcı(lık iddiasında olan)ların, fanatik saltanatçıların, mutaassıp hanedancıların dahi: ‘’Batı mimarisinin tasallut ettiği dönemin eseridir’’ ‘’eklektiktir’’ , ‘’neogotik’’tir diyerek tıpkı Beylerbeyi ve Dolmabahçe Sarayları ya da Büyükmecidiye (Ortaköy) ve Nusretiye camileriyle Kuleli Kışlası gibi, öteleyip örseledikleri, acımasızca ve duygusuzca adeta üvey evlat muamelesi ettikleri bir eserdir.

Büyükmecidiye Camii gibi; günün, güneşin, evlere şenlik günlük-güneşlik süzüldüğü ve dolup taştığı, ince işlemeleri ve duvarların her zerresini saran bezeme zenginliği ve kalem içi süslemeleriyle adeta bir sihirbaz gibi büyüleyen yapısının tesiriyle hayran bırakır bakmayı bilenleri…

Taş işçiliği tarzıyla ve kullanılmış olan malzemesiyle; neme, rutubete, sahil kentinde ikamete uygun olmadığından, her dem tamirat ve tadilat görme ihtiyacı hissetse de, hemen yanı başındaki alt geçit, önemli bir otantik ve alaturka alış-veriş merkezi olmayı hak ederken ona çöplükler reva görülse de; otellere, koca kente, metropole meydan okuyan bir şaheser, dik başlı bir şahmerandır. Mecazdan hakikate; Marmaray, Metro ve İDO yolcularıyla, Vatan, Millet ve Ordu caddesine yolu düşenlerin, secdeden miraca selamlandığı yerdir…

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s